Malan Barkır Sumeyra

FAŞO BEŞİKTAŞSPOR DEVRİMCİ BURSASPOR ……

 Merhaba arkadaşlar ikinci kez.. Futbol üzerine akıl oyunlarına devam edeceğiz… Öncelikle bir özür ile yazıma başlamak istiyorum . Geçen yazıyı “…
hem  de çok uzadığından burada noktalamak  ayrıca Devler Ligi ile de zenginleştirerek  farklı bir yazı yazmak niyetinde olduğumdan şimdilik es veriyorum
…” ibaresi ile bitirmiştim. Geçen yazının devamını yazmayacağım için şimdiden özür diliyorum. Ama hem tekrar olmamak için hem de gelen yorumlar neticesinde
(tartışılacak bir durum olmadığı kanaati )
farklı bir konu ile spor üzerine sohbetimize devam etmek istiyorum.
                       Yazınının başlığını okuyunca nereden çıktı kardeşim bu demeyin ? Anlatacağım. Tabi ki bu yazıyı da bana yazdıran bir olay bulunmakta. 23.12.2009 tarihi Ziraat Türkiye Kupası C grubu maçı Giresunspor – Bursaspor maçını izliyorum. ( Bu arada artık futbolumuz sponsorsuz olmuyor. Türkiye Kupasının sponsorlarından biri T.C. Ziraat Bankası ikincisi ise TRT evet yanlış duymadınız TRT! Hangi ülkede devlet kurumları sponsor oluyor liglere. Ulan TRT sen bunlara sponsor olmak için para harcayacağına çalışan memurların durumlarına bak. Aynı şey Ziraat Bankası içinde geçerli. Ziraat bak seneye zarar edip satılırsan var ya o kupayı… Neyse işin aslı farklı. Ekonomiden sorumlu  bakanımız 15 ocak tahrili bir açıklama yaptı açıklama da ekonominin orta vadeli planlarında ilk defa Ziraat Bankasının halka arzı gündemdedir dedi. Yani güzelleşti özelleşti politikası doğrultusunda Türkiye kupasına sponsor olunuyor. Vay bizim aklımıza niye gelmedi. ) Güzelim şehrimin takımı çotanaklar maçın  sonunda yeniliyor ; Giresunspor 1- Bursaspor 2 . Neyse hem yenilmişliğin hıncı hem de Bursa’daki  Diyarbakırspor maçı ve Ermenistan milli maçı sırasında olanlar aklımda olması sebebiyle kalayı basıyorum  Bursaspor’a 90 dakikanın sonunda hakemin düdüğüne çift ses olacak şekilde ahenkle. Olsun çotanaklar diyorum.
                   Sonra can sıkıntısı oturdum bilgisayar başına. Gezinirken bir baktım bir haber, manşeti aynen şöyle; “Bursa Diyarında Bir Marksist Futbolcu İvan Ergic”(1)  ulan dedim Marksist dedim adam az önce Giresunspor ‘uma gol atıyordu dedim. Sonra birden Allah benim cezamı versin ne kötü niyetli insanım haksızlık ettim uşağa deyip içimden en devrimci selamlarımı yolladım İvan’ım Ergiç’ime . Sonra düşündüm ulan dedim şimdi ben maçları seyrederken Bursaspor un yenilmesini mi isteyeceğim yenmesini mi yok yok  yenilsin ama İvan her maçta gol atsın Marksist uşak yaa üzülmesin..
               İşte yazımızın gelişme bölümüne de  burada başlıyoruz. ( Aklıma gelmişken söyleyeyim Paris' de ki bir arkadaşım çok güzel bir tespit yapmıştı burjuva yazarlarına dair. Demişti ki "olum ne gerek var o kadar düşünüyorsun yazının içeriğini doldurmayı boş ver sende burjuva yalak yazarlar gibi yap girişi güzel olsun sonu güzel olsun yeter ortasını öyle de böyle de bağlarsın önemli olan odur." hakikaten de bu destur çok doğru giriş güzel olsun gelişme sona doğru güzel sonda ise okuyucu dumur olsun. Bu durum sadece nazım ve nesir  eserler için geçerli değil örneğin bir sinema filmini düşünün muhteşem bir son, beklenmedik bir son seyirciyi dumur eden bir son. Hep böyle olur sinema kuralı mı bilmiyorum ama böyle maalesef. Bu yüzden Yılmaz Güney'in sonu olmayan sinemasına bin selam.) Benim bir taraftan Bursaspor taraftarının faşist söylem ve tavırları nedeniyle Bursaspor'a alenen gıcıklığım  varken diğer taraftan Ivan Ergi'in başarısı heyecan içindeyim. Peki burada bir sorun yok mu sizce ? Cevap o da gitsin Livorno da oynasın olur mu ? 
           Çoğu arkadaşımızın bildiği birinin sözü ile başlayalım doğru bir tespit Livorno takımının kaptanı Lucarelli diyor ki ; Öncelikle şunu belirteyim kulüp değil, futbolcular ve taraftarlar solcu. Solcu kulüp diye bir ifade bana yanlış geliyor.(2)  Gerçekten bir takım solcu olabilir mi ? Yoksa solcu bir futbolcu ya da solcu  taraftar grubu mu olur ? Peki bu siyasi görüşü sana yakın olan futbolcu ya da taraftar grubu senin o futbol takımı ile kurduğun bağı güçlendirir mi ya da güçlendirmeli midir ? 
              Bu olaya bodoslama ( Bodoslama : 1..gemi omurgasinin bas ve kiç tarafindan yukarıya uzanan agaç ya da demir direklerden her biri. 2.. Beklenmedik anda yapılan hareket. 3... AKP'ye karşı Balyoz planı sonrası Taraf gazetesinin gün ışığına çıkaracağı darbe planının ismi ) girerek  Türkiyeli bir örnek vererek açıklayalım. Genelde ülkemizde sol kulvarda gezinen arkadaşlarımızın bir bölümü futbol dan haz almaz. Bu durumu anlatırken de derler ki "futbol çoğu lümpenliklerin anasıdır".Bu arkadaşlara verilecek en iyi cevap   ana gibi yar olmayacağıdır. Bu arkadaşlarımız genelde takım tutmazlar. Ben bu arkadaşlara beyaz solcu diyorum hani bir zamanlar Beyaz Türk tartışması vardı ya ona atıfla. ( Kimse üzerine alamsın arkadaşlar samimiyetinize güveniyorum) Bu arkadaşlarımız genelde de takım tutmadıkları için Beşiktaş Spor Kulübüne hafifi bir meyillidirler. Geçenlerde Beşiktaşspor-Trabzonspor maçlarının özetlerini seyrediyoruz tabi ki çoğu maçı Beşiktaş kazanmış.Yanımdaki Beyaz Solcu arkadaşım birden " yaa kardeşim bak işte  Beşiktaş yine halkın takımı baksana 1 Mayıs'ta   Takism'e bile çıktı" Uleaaan Taksim'e Yıldırım Demirören ile Delgado el ele mi çıktı hangi Beşiktaşspor  Taksim'deydi. İşte tam anlamıyla meyillli bir arkadaş.Kardeşim ne alakası var.Beşiktaşspor farklı Beşiktaşspor taraftarının içindeki  bir grup farklı bunları inatla neden karıştırıyoruz ki. Bu arkadaşların aslında kurmakta istemedikleri ama  futbolla ilgili konuşunca kendileri ile futbol arasında kurdukları bağ  genelde ortama bir zehir  yayar. Ne yazık ki bunu da genelde en azından takım tutan ya da futbolla ilgili arkadaşların yanında yapıp  o arkadaşlarımıza da zehirlerini bulaştırıyorlar. Artık bu durumun bitmesinin isteyen biri olarak bu yazıyı sizinle paylaşmalıydım. Bu arada Beşiktaşspor ile bir alıp veremediğim    bulunmamaktadır. Sadece konu ile bahsi geçen güzide takımımız olduğu için değinmekteyim.Ayrıca bendeniz  bir Trabzonspor taraftarı olarak Çarşı taraftar gurubunu sonuna kadar desteklemekteyim. Oradaki bütün arkadaşların emeğine yüreğine sağlık yaptıkları her şey için. ( Ama yine de belirtmek isterim ki Beşiktaşspor ile Çarşı arasında bağ kuran arkadaşlar Asya Kartalları taraftar grubunu bir incelesin  ama dikkat ettin incelerken kurduğunuz o bağ inceldiği yerden kopmasın).Tabi ki bu akıl yürütmemiz tersten Bursaspor için de geçerlidir. Bursaspor'un bir taraftar grubunun yaptığı asla ve asla Bursaspor'un futbol anlamında başarısızlığını istem hakkını bize vermemektedir.  
                       Arkadaşlar bu yazıyı burada kapatmak istiyorum. Detayına bir çok örnek ve önerme sunabilirim ama derdin anlaşıldığı kanaati ile bir kez daha es veriyorum. Bitirmeden yukarıdaki tavsiyeye uyup vurucu bir son düşündüm ama bulamadım. O yüzden diyebileceğim tek şey buradan direnen Tekel işçilerine saygı ve sevgilerimi göndererek "ayaklar baş olsun kapitalizm defolsun" diyorum...   LAZOMİ 
03.02.2010
 
 

No votes yet
mazarat kullanıcısının resmi

en büyük çorumspor

bi de cimbom tabi:)