Malan Barkır Sumeyra

günaydın şiirleri

işte sabahın erindeyiz
ha indi ha inecek güneşin peçesi
az sonra
bir dudak dokunuşu gibi değer aşkın silueti bazı camlara
şu anda
uzak bir doğudaysa
çocukları açlık emzirmektedir
kim bilir
dolgun memeli anneler şimdi nerdedir
bazen oralarda
ölü olmak bile
doğmaktan güzeldir

selah
 

saklı aşk halindeyiz gecenin

saklı aşk halindeyiz gecenin
sözün misilleme zamanındayız yani
çoktan tükendi akşam isgali tapınakların
ve daha hayli var feryat etmesine tanrı tüccarlarının
imansızlık etme imanım
tam zamanı
şimdi sal geceye şehvetli kokusunu koltuk altlarının
boğ beni
baş kaldır bana
gıkım çıkarsa kahrolayım
seni sevmekten ölüme mahkum etsin beni tabular isterse
umursarsam ne olayım
ateşim ol yeter ki
yak beni
ye
bitir
istersen götür bir kapı karanlığına
fiilen öldür
ama günümü güzel doğur

selah
01:07
21 10 2009

dört işlem hilesi

dört işlem hilesi

 

ben en çok olgunlaşmamış sabahları ipe dizdim  

karşıt işlemlerden geçirdim sonra

toplama

çıkarma

çarpma

bölme

ne mi kaldı geriye

senle ben be

 

teşrini kâni ben ile

alfabenin bütün harfleri

sağlamasız kabul et bu sefaleti  e mi

 

selah

03:48

23 10 2009

 

inceldi iyice kabuğu

inceldi iyice kabuğu yaranın
çatladı çatlayacak güneşin deyyusluğu
çığlıklanır az sonra aç bebe
taze bir kadın
çıkartır aylak uykulardan memesini
homurur aşk cimrisi mendebur bir adam
“Kalk be kadın! Çocuğun altını yenile
Doyur!”
çünkü çoktan sindirilmiştir gece sevişmesi
adam işçi
eve ekmek getirmeli
sevgi değil emek onun için
mecburiyet
bir de dönem müthiş ataerkil
sünepelik etmemeli
en azından
evde söktürmeli cinsiyetini
zaten dün
onca ifrit kesilmesine rağmen
bildirememişti ustabaşına haddini
hakkıydı
kadınından almalıydı hıncını
içinde kalmamalıydı
yeni aşağılanmalara yer açmalıydı
yoksa maazallah
çatlardı

haydi kalkın artık bakalım
ha başladı
ha başlayacak vardiya
uyanın ey aşka el kadar uzak bırakılmışlar
güneşten sonra kalkmayın
ey “günaydın” sözüne uzak kalmışlar
uyanın
köleliğe geç kalmayın

selah
06:56
27 10 2009

Normal 0 21 false

ticaret dışı edinim

sevgilim
son ay ölüyor
yazık ki sen yoksun yeryüzünde
bundan zamansız karardı yüzüm
bu yüzden mahzunum
demin de son çocuk örttü bir gözünü
yani son aşk bitti
bir Japon gülü söndü düşle beslediğim vadimde
söndü ışıları kayaları duyuran fenerlerin
artık hayat
körlemesine sürgüne mahkum
ve vahşi ağıtlar taşııyor dağlar sırtlarlarında
çarpıyor suratımıza korkunç fırtınalar
avrupadan
afrikadan
ve insanlığa yabancılaşmaya çabalayan çift hörgüçlü kıtadan
hani şimdinin hesapsız para basmayla varlığını sürdüreceğine inanan kara parçasından
ve unutmadan
hani benim büyük ve zapt edilemez olanlığıyla övünen anakaram var ya
uçsuzluğuyla adı anılan
bunların hiçbiri sıyıramadı yakasını yarattıkları bu tufandan
battılar
gidiyor hepsi
geriye kalansa
silkeleyerek kâr hanesini defterinden ayın
kayboldular
ve ürkek bir serçe
Asya kahvesinin telvesi üstüne kesilen ahkamı
iyice bir irdeliyor
sonuç berbat
artık kuşlar özgür uçamayacak
ah sevgilim
derdine düştüğümüz
ve uğruna öldüğümüz yeryüzünde
mevsimler bitiyor
ağlıyoruz cümleten
peki kim gülüyor

selah
02:15
29 10 2009

 

Normal 0 21 false

Normal
0

21

false
false
false

TR
X-NONE
X-NONE

MicrosoftInternetExplorer4

ay ile güneşin dengesiz hesaplaşmasına göre

bugünü vurdu saat
çaldı kapıyı demin
rakıyı az daha sulandırma postası
bir fincanının çok yıl hatrı olan kahve zamanı geldi demek ki
hadi geç kalmayalım
çıkalım
Samatya‘nın o ünlü işkembecisini çembere alalım
bakarsın erken doğururuz güneş ılıklığını  
kırarız etrafımıza örülmüş yalan yazgıları böylece
kanımız kaynar
çiçekli bir günaydın gibi
güzel ışır taze direnişler
 
selah
0o:01
11 11 2009
 

aydın olsun gününüz e

aydın olsun gününüz e mi
 
dinleyin beni hepiniz
açın koca kulaklarınızı iyice
dibine kadar duyun diyeceklerimi
dinle beni sabahın taze şehveti
kulak kabartın bana ey çiy yemiş kaldırımlar
okul yolunda eskiyen ayakkabılar
nasırlar
mecburi çayı önüme dayayan sabahçı kahveleri
dinleyin
duyun beni
sahi siz de dinleyin telefon böcekleri
başladı mesaisi korkunun
nefretin
öfkenin
ve elbette aşkın
ey çok hücreli canlılar
ey insanlar
kaldırın yüzünüzü yeni güne
yarattığınız sahte değerler için ölümüne savaşmak yerine
güzelliği görmeye bakın ey düşünce ibneleri
ey yavuz hırsızlar
bir çitlembik gibi açıyorken güneş çiçekleri
sizileri almış bir kazanç gailesi
alın elimdeki bütün çeyizleri
yeter ki bırakın da
gönlümce yaşayayım bu sabahın keyfini
isterseniz sonra öldürün beni
günaydın size e mi

selah
08:27
13 11 2009
 

hiç istemediğiniz bir melanet

hiç istemediğiniz bir melanet türküsünden farksızım yine
yazık ki
daha açılmamışken kepenkleri sabahın
içinize işlemiş bir yaranın tellalıyım ben 
güldüremem sizi bu yüzden
kovun beni selamet düşlerinizden
selah
06:33
30 11 2009

sabah şerifleriniz yine hayrolmayacak

yeni bir gün başlayacak az sonra

giden günün bırakmış olduğu kanlı miras sırtında
aralayacak yaslı gözlerini işlenecek cinayetlere bir kez daha  
bir daha yırtılacak yeni yaprağı takvimin
kopartıp alamayacağız yine aslanın ağzından kaygusuz gülmeleri  
az daha azalacak sığınaklar
dünü unutarak
kâr sayarak yaşadığımız günü
öteleyerek özgürlüğü
kaptıracağız kendimizi pazarcı kavgalarına yine
bir daha
“yarın ola  hayrola” dediğimiz gündür şimdi oysa  
kıymeti harbiyesi var mı öylesine söylenmiş “günaydın”ların acaba bu sabah da  
boş bir dilekten öteye geçemiyorsa
selah
07:18
23 12 2009
http://www.selahozakin.com/Anasayfa/
 

bir bilinmeze sabah karşılması

 
saat üç küsur
sabahın göbeği kesilir az sonra
artık zaman sesizdir
kendi törenindedir
şimdi çok çetrefildir bu İstanbul
bu saatlerde
gölgelerin aktığı bir nehirdir bu şehir
delişmendir
sürgittir
peş peşe ekler kendini
zıtlıklardan beslenir
aslında bu saatlerde hepimiz
demli bir lacivert salgınındayız sevdiğim
yani belki de istem dışında
giden günün mezar taşına kazımaya kalkmaktayız adımızı
bir bakıma
aşkın kara kutusundaki vasiyet olmaya çalışmaktayız aklımız sıra
haklı mıyız bu çabamızda
yoksa yanılmakta mıyız

zor sorular bunlar sevdiğim
geçelim bunları
geçelim
esas soruya gelelim
iliğimizi emen gecede
biz kime
niye aydın gün dileyelim

selah
03:45
28 01 2010