Malan Barkır Sumeyra

Selah Özakın günlüğü

On Dört Şubat Dünya Öykü Günü(Bir öyküyle kutlayalım)

Alışıyorsun. Her şeye alışıyorsun. Kırçıllı gemici kazağına alıştığın gibi yalnızlığa, sessizliğe, günde bir kere yemek yemeye, koltukta uyumaya, hep aynı müziği dinlemeye, sabahları aynı çorbacıya gitmeye, sokakların gürültüsüne, gencecik insanların hapishanelerde tecrit edilmesine, Irak’ta, günde yüz kişinin öldürülmesine, liradan altı sıfır atılmasına… alışıyorsun.
 
 

Rakel'e

seni ağlamak gibi duydum uzaktan
 
sessizdin
ama bir bakıma
haykıran öfkeydin
yarıda kesilmiş sevdanın sisi vardı yüzünde
kim bilir kaç zamandır gülmemiştin
kim bilir
nasıl da dayanılmazdı bunca zamandır
aşka dair duyduğun özlem senin için
 

sarı tütün

günaydın kavga

günaydın kavga
günaydın sana göğe uzanan yumruk
günaydın delice direniş
günaydın sana kararlı isyan
ve sabahı tam da alnından
hırsla öpmeye kalkan
nasırlarıyla doğmuş olan delikanlı
ki sen aydınlığımsın
sana da günaydın
heeeyyy
doğmamış çocuk
işkencede boğulmuş sevda
günaydın sana da
o ki başlıyoruz kavgaya bu sabah
sana
bana
topumuza
durdurulmaz aşk gibi kavi

ocak ayında işlenen cinayet dersleri

tam temmuz güneşine hasretim kabarmışken
ayın uzak soğukluğu gibi dokunuyorsun alnıma
sanki bir ayrılık şarkısı söyler gibisin
buzdan bir gerdanlık gibi
üstüme titriyor gökyüzü
yoksun
bu yüzden çaresizim
uzatıyorum boynumu
usulca sırtlanıyorum çatlak dudaklarını

iyi etmedin Hrant

 

"ah"ları da vururlar

balam yan oturmuş ateşe karşı duran sedire
sol yanı kordur
doğuştan boştur
güzel bir kız var da aklında düşçe sevdalandığı
bu yüzden
kaşları çatık
gözleri yerde
kırışıktır alnı
çünkü çok âşıktır bal bakışına
hem de sırsıklam

aslını sorarsanız
yalnız yaşar balam
içi kabarınca
serbestçe hayıflanır
aklında oynaşır sevdasıyla
neylesin ki
eli elinden uzaktır

Antikacı

Antikacı
-Eskimiş işte! Boşuna hırpalama! Baksana nasıl eprimiş!
-Sen öyle san! Eskimekten değil ki o parlama! Ütüyü çok sürtmüşüm zamanında oraya! Hem ben bunu tülbentsiz ütüledim hep! Tabi parlar!
-Bıktım senin bu kabullenmezliklerinden! Sanki dikişleri arasında, eskinin yaşanmışlıkları gizli ve sen eğer atarsan onu, geçmişe saygısızlık olacakmış gibi davranıyorsun. Sen öyle yapınca doğrusu ben de tutuklaşıyorum!

Dürt açılımını destekliyorum

Dünyanın her yerinde olduğu gibi bizlerin yaşadığı coğrafyada da egemenler, halkları dürterler.  Bir bakıyorsunuz, alevi-sünni diye… bir bakıyorsunuz, türk-kürt diye… bir bakıyorsunuz, dinli-dinsiz diye... ya da bunlara benzer ayrılık yanları dürtülmüş halkların.
Gerçi bazen de futbol taraftarlığı bile dürtmede kullanılmıyor değil.

odaları kireç tutar mı aşksız vahdetlerin

İçerik yayınları